Amélie’ nin Fantastik Yaşamı.


Yeni bir pempe film daha keşfedildi, ilginize. Bu da müziklerinden birisi bunun eşliğinde iyi gider. (http://fizy.com/#s/16vbld)

İlginçtir iyi bir film izleyicisi olmama rağmen ve filmin çekildiği tarih göz önüne de alınırsa kaçırmam pek muhtemel görünmese de ”Her profesyonelin yanılma payı vardır” diyerekten 3 izleyişimi az önce bitirmiş bulunmaktayım. Merakınıza.

3. izleyişim diyorum çünkü gerçekten tam ruh bunalımları üzerine tekabül eden ve bu konuda isabetli bir yapım. Her ne kadar içerisinde çocukluğumdan kalma alışkınlıklarımı barındırsa da haksızlık etmemem gerektiğini hissediyorum. Zira çocukluğum hatırlamak istemediğim tonlarca anı barındırır. İlginç ha…

Ama bir tanesi gerçekten muazzamdı benim için. Dominic Boertodoe’nun çocukluğundan kalma kutusunu ele geçirdiğinde göz yaşlarını tutamaması biraz da olsa kendimden bir parça bulmama vesile oldu bu pempemsi filmde. Diğeri ise strateji kısmı kesinlikle tarzıma uygun, yani gizem.

Gizemlerle dolu bir film olması hasebiyle dikkatimi çekmiş olacak ki izleyiş üzerine izleyiş gerçekleştirdiğim nadir filmlerden. Bunun gibi bir Esaretin Bedeli’ni hatırlıyorum, ağladığım ve bir kez daha izlediğim ve yine ağladığım. Bunda biraz son sahne de bozuldum ama suluk bir mesele yoktu açıkçası. Neyse…

Amelie güzel kadın olarak yapımcılar tarafından dikkatleri üzerine çekmeyi başarmış ve ingilizce konuşurken oldukça zorlanan bir fransız kadını benim gözümde. İzledikten sonra hemen aklımdan netten fotoğraflarına bakmak geçse de beni frenleyen oyuncuların gerçek halleriyle çoğu zaman rollerinin uyuşmaması. Ki buna bu kadında da rastladım , Amelie çekingen içine kapanık tuhaf bir kız iken filmi izledikten sonra sanatçının röportajını dinlerken Amelie ‘nin gözümden silindiğini hissettim bir an ve unutmamak için bir kez daha izledim. Çünkü Amelie filmde insanlara karşılıksız yardım eden iç dünyasıyla konuşan bir kızken onu bir anda röportajde kahkaha atarken görmek benim açımdan yıkıcı olur her zaman. O nedenle çoğu zaman filmin arka malzemesiyle değil de içiyle uğraşmayı severim. Zira doğrusu da budur zannımca.

Velhasıl, film müziklerini de es geçmek olmaz ki sadece Yann Tiersen için bile bu film izlenebilir. Müzikleri kesinlikle tam olarak izleyene çocukluğunu anımsatacak nitelikte, saf ve çoğu klasik müziğe göre tırmalayıcı değil. İzledikten ve ismi gördükten sonra fizy’den onlarıda listeme ekliyorum ve her can sıkıntısında yeni bir dal bulana kadar kulaklarıma sesi ulaşıyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: