Babam Yemen’de.


Tevellüt 309. bende tam emin değilim hicri mi yoksa miladi mi. ama sadece 309. (1895 olması lazım)

Gümüşhane’nin Babakonağı köyünde doğdum. İlk on sekiz yılımı babamla beraber tarlada öküzün peşinde sapan tutarak, çapa yaparak geçirdim. Devlet-i Aliyye-i Osmani ‘nin zor zamanlarıydı o vakit. Hemen askere alıverdiler bizi de(1913 olmalı).

O zamanlar araba falan bulunmazdı buralarda. Yayan tam 3 günde vardık Gümüşhane’den Trabzon’a. Orada vakit kaybetmeden bizi gemiye bindirdiler, Yemen gemisine. Geceli gündüzlü üç ayda vardık Yemene. Giderken Çanakkale’den geçiyorduk ve bizim askerleri boğaza siper alır halde gördük. Tüm tabyalar yeni ve hazır şekilde freng gavurunu bekliyordu.

Oradan Kıbrıs’a gittik. Sonra Cidde ve daha sonra Filistin’de konakladık. Gemiye yeni askerler katıldı ve biz yeni yüklerimizle Kızıldeniz’e açıldık. O zamanlar o bölgelerde İngiliz Gavuru var. Bütün İslam topraklarını ve kusal bölgeleri ellerine geçirmişler. Bize de zaten onlarla savaşacağımız söylenmişti.

O vakitten sonra vardık Aden limanına. Saonra daha içerdeki başkent(o zaman en önemli kenti) Sana’ya gittik cepheye. Benim o cephede tam 6 yılım geçti. Ama başaramadık evlat. Gavur İstanbul’u Çanakkale’den değil ama Bulgar üstünden ele geçirmiş. Bizim de orada elimiz kolumuz bağlandı ne erzak ne cephane gelmez oldu. Sonra Gavurların propagandaları başladı. Üzerimize- o zaman İingilizlerin uçakları var- kağıt attılar. Üzerinde İstanbul’un işgal edildiği teslim olup silah bırakmamız gerektiği yazılıydı. Zaten anlamıştık İstanbul’un düştüğünü. Çünkü Payitaht bizi oralarda mazlum komazdı bunu iyi bilirdik. Ama bize de çaresiz teslim olmak kaldı. Teslim olduk(1919) ve bizi toplayarak  gemiye bindirdiler. Bizi İstanbul’a getireceklerini zannederken. Daha Kızıldeniz’den çıkmadık ve gemi Mısır’da demirledi. Oradan bizi 3 yıl kalacağımız toplu kamplara götürdüler. Kamplara girmeden önce hepimize soyunmamız gerektiğini söylediler ve o zaman bazı askerlerde altın para vardı. onlarda soyulan elbiselerimizle beraber Gavurların eline geçti. Derler ki Freng gavuru o paralarla zengin olmuş. hatta paralarını vermek istemeyip 10 altınını yutan birisinin karnını deşip altınları çıkardılar.

Sonra biz yırtık pırtık çuval parçaları vererek kamplara aldılar. Tam 3 yıl kuru iki parmak peksimet parçası ya verdiler ya vermediler. Yarı aç yarı susuz bizi klor havuzlarına soktular ve çoğu arkadaşım o havuzlarda kör oldu. Benim dinçliğim yerindeydi ne de olsa az çok çalışmışlığımız vardır bağda bahçede. Velhasıl 3 yılın üzerine bize İstanbul yolu göründü sonunda. Ama İstanbul’u hiç göresimiz yok, yüreğimiz yanıyor. Biliyoruz ki o eski İstanbul artık yok. Dediğimiz gibiymiş her yerde Gavurlar türemiş. Bütün meyhanelerde eğlence yapılıyor. Çok üzüldüğümüzü hatırlıyorum.

Sonra bizi bugün kadıköy’deki Selimiye kışlasına aldılar, tam 4 ayda burada kaldık. Çarşıya çıktığımızda silahımız falan yoktu ama Gavur inzibatlarda silah vardı. Bizde onların boş vakitlerini kollar, tuttuğumuzu denize atardık. Gücümüz kuvvetimiz yerindeydi evelallah. Allah razı olsun Payitaht’tan orada bizi işgal altında olmasına rağmen sahipsiz bırakmadı.Sonra oradan da memlekete Gümüşhane’ye döndüm.

Askerlik şubesine kağıdı mı uzattım ve 27 yaşındayım. Asker bana:

”Kağıdını şimdi alıyorum ama 1 ay bilemedin 2 ay sonra seni yine askere çağıracaklar” dedi.

Bende kağıdımı verdikten sonra ”Allah kerim” diyerek ayrıldım oradan. Daha 1 ay bile olmadan Kurtuluş savaşı başladı Anadolu’da. Ben tekrar şubeye gittim asker bana:

” Sen çok askerlik yapmışsın seni kolay bir yere yazalım” dedi. Ve sonra 3 sene mi geçireceğim Sivas’ta bir karakola gittim. Gelen erzakları düzenleyip taksimat yapma işimiz vardı. Aynı zamanda da haberleşme ,işleriyle uğraşıyorduk.

3 yılın ardından 30 yaşında son 12 senesini savaşlarda geçirmiş olarak köyüme döndüm.

Bütün ülkenin tarihini omuzlarında taşımış olarak 86 yaşında köyümde de vefat ettim.

Allah rahmet eyleye, ne diyelim.

Bu da bu bayramda  Mehmet dayıyla yaptığım sohbetimden. O bana babasını anlattı ben dinledim. Çok ilginç hayatlar ve biz anlamaktan mahrumuz ne yazık ki.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: