Seyyar Fotoğrafçı


Fotoğraf çekmek çoğu zaman yanlış anlaşılan ve haberdar olmayan insanlar tarafından yanlış anlatılan bir meşgale zannımca. Yakın tarihte şahit olduğum olaylardan birinden söz edeceğim. Çektiğim fotoğraflarımın çoğuna ilk yorumlar ve tepkiler olumlu olmasına rağmen gelen sözler arasında bir kaç tanesi gereksiz olmakla beraber fotoğraftan bihaber olanların kullanacağı tarzda yorumlardı. Mesela çektiğim kedi fotoğraflarına yapılan yorum kolaya kaçtığım yönündeydi. Ve ya canlı çıkan fotoğraflarımın otomatik modda çekildiğini ya da üzerlerinde oynama yaptığımı iddia eden insanlardan yorum aldım. Bunları önemsiyorum özellikle ilk ağızdan gelenlerini ve bunun kişisel gelişimim için önemli olduğununda bizatihi farkındayım.

Fotoğrafta çoğu insanın önemli kabul ettiği bir olay da bildiğim kadarıyla uygulamanın şart olması ki zaten kulüpte bulunmamın amacı da buna hizmet eder.  Fotoğraf hakkında gerçekten herhangi bir şey öğrenmek isteyen insanları bir arada barındırmak ve onların birbirleriyle olan ilişkilerini geliştirmek. Bu sayede istekli insanlar birbirlerinin tecrübelerinden yararlanabilir ve birbirlerini ilk ağızdan yapılan geri beslemelerle geliştirebilirler.

Bu kısa girizgahtan sonra yakın zamanda yaptığımız Florya gezisinden bahsedersem iyi olur kanımca.

Florya açıkçası beklediğim gibi değildi, belki önceden gitmiş olsam tekrar gitmeyi düşünmezdim ama ilkler adına katıldığım bir geziydi. Trenle beraber 30 dakika falan tutuyor ama trenin arızalanma ihtimalini göz önüne almakta fayda var. Zira 15-20 dakikamızı trende harcadık.

Hava fotoğraf çekmek için ideal, bulutlu bir havaydı ve yağmur yağmaması da bizim açımızdan sevindiriciydi. Ormanda kuş böcek ağaç derken biten konumuza kendimizi de eklemeye başladık. Çektiğimiz ve çektirdiğimiz artistik fotoğrafları da sayarsak epey fazla fotoğrafımız olmuştur. Ardından sahile indik ve sahilde ki konu darlığı ise had safhaya ulaştı. Fakat sonbaharın verdiği renklerle burada da idarelik fotoğraflar çıktığını düşünüyorum. sahilin ardından dedik bugüne özel Atatürk deniz müzesini de gezelim, içeride fotoğraf çekmek yasakmış ve içerideki özel eşyalar göz önüne alındığında hak vermemek elde değil. Eskiden köşk olarak kullanılan yapıda en çok ilgimi cezbeden 4 tane geniş banyo olması ve sayamadığım kadar yatağın barındığıydı. Sonraysa deniz kenarında ki kumsal alanda fantastik foto çekimine başladık. Eğlenceli dakikalardı açıkçası.

Konu azlığı az gibi görünmesine rağmen bunun da biraz bizden ve elimizde ki makineleri tanımadığımızdan kaynaklandığı kanısındayım .Zira öyle fotoğraflara şahit oldum ki en sıradan konuyu sunuş biçimi harika olduğu için beğendiğim olmuştur. Kendimizi aslında konu yetersizliğinin arkasına saklayacağımıza elimizdekilerle neler yapabileceğimize bakmak daha iyi olacak zannımca. Dediğim gibi hem makinelerimizi tanıyamamazlık hem de vakit azlığı aşağıda ki gibi durağan fotoğraflar çıkmasına neden oldu. Ama zaten bunu meslek olarak yapanlar da plan program dahilinde çalışıyorlar. Bizim ki biraz daha eğlence amaçlı olduğundan statik fotoğraflar çıkması normaldir.

Bunun bir başka versiyonu Nikon’la daha farklı bir perspektiften çekilmiş olmasına rağmen Canon’un otomatik ayarıyla bu foto biraz daha canlı çıktı. Tabi ki RAW olarak kaydedilmemiş olması da eksi taraflarında. Zira kaydedilmiş olsa daha çok ayrıntı ve üzerinde daha çok oynama alanı oluşturulabilirdi ama kartın verdiği yetersiz saklama alanı nedeniyle bunu başaramadım. Durağanlıktan bahsedecek olursak doğrudur daha kolay olduğu için kedi fotoğrafları çekmeyi tercih ediyorum fakat çektiğim diğer gece fotoğraflarında ya da mimari fotoğraflarda sonuç almak hemen mümkün olmadığı için tercihlerde sapma oluyor.Bir diğer nedenle İstanbul’un kedilerinin de cana yakın olduğu düşünülürse böyle bir tercih yapmam elbette ki hoş karşılanmalı. Bu da aşağıdakine benzer fotoğraflar çekmeme sebebiyet veriyor. Zira daha bunun hakkında ilk ağızdan yorum alma fırsatını yakalayamadım ama en kısa zamanda göstereceğim.

Hiç unutmam okuduğum kitaplar arasında bir yerlerde bir defasında gözüme çarpmıştı: Hayatı dondurmak. İnanın fotoğrafı her gün gözlerimizle çekiyoruz hem de baktığımız milyonlarca karede. Fakat hangisini donduracağımıza karar vermek inanın bambaşka bir şey.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: