Yanık Balık Yağı


Bu aralar okulun başlamasına müteakip programın ağır olması nedeniyle her ne kadar sosyal aktivitelerde bulunamasak ta bizi bir araya getiren organizasyonlara katılmaya çalışıyoruz. Bunun en büyük destekçisi de futbol. Güzel bir kadro kurma çalışmaları ve beraber oynayarak birlikteliğimizi geliştirmek adına atılmış bu adım senenin ilk maçında bizi bir araya getirdi. Hemde 5-6 ay üzerine. Zamanında yurdun programına uymak zorunda kalırken kaçırdığımız ya da kaçırmak zorunda bırakıldığımız organizasyonların şimdi müdavimi olduk. Sağ olsunlar bizi de unutmayıp aralarına almakta tereddüt etmemişler.

Kilo çağımızın sıkıntılı problemlerinden. Bu problemlerden acizane bizim de biraz sıkıntımız var fakat söz konusu futbol olduğunda duran sular akar akan sular çağlar. Memleketimin futbol geleneğine bakarsak insanların küçükten beri futbolla haşır neşir olması nedeniyle ister istemez uzak kalamamışız futbola. Mahalle maçları, sokakta plastik bir topun peşinde ki yaşları 10-18 arasında değişen çocukları ve maçların ardından mahalle kavgaları -şimdilerde her ne kadar çağın gereği olarak yaşanmasa da- bu geleneğe hizmet eden olgulardan. Aşağı yukarı bizim kuşaktaki çocukların-özellikle Anadolu da yaşamış olanların- mazisinde böyle hikayeler mevcuttur. Ama şimdi kendi köyümde bile bizim gibi olan küçük çocuklara rastlamak çok zor. Çünkü artık herkesin bilgisayarı var ve futboldu oyundu buralardan oynanır oldu.

Üzerimizde müthiş bir ter kokusuyla koşa koşa bin yıllık bir olayı izlemek için kendimizi yurda attık ama ne gök taşı ne yıldız , hava da her gördüğümüz nesneyi gök taşı zannederek ten avunmaya çalışıyoruz. Yurdun terasına gök taşını izlemek için çıkmıştık ama bizi müthiş bir ışıklı İstanbul silueti karşıladı. Bozdoğan, Fatih Şehzade Süleymaniye camileri ve galata kulesi, az biraz daha yüksek olsa Hali te görülebilirmiş ama maalesef sur içine artık çıkan yeni kanunlarla çivi çakmak bile imkansız. Bir kat aşağıda ise yine kısmen bu manzara bakarak yiyeceğimiz balıklar mangalın üzerinde cızırdamaya başlamışlar. Üzerimizdeki ter kokusuna bir de kömür ve yanmış balık yağı kokusu sinince inanılmaz ve dayanılmaz bir hal alıyoruz. Ama bir kaç aydır yaşadıklarımızı ve kederlerimiz bizi bir araya getiren organizasyonlarda dostlarımızla birlikte atmak gerçekten mümkünmüş. Eskiden olsa böyle ortamlara girmeyi pek sevmezdim ama sinir sistemini rahatlatma üzerinde ki etkisi kesinlikle tartışılmaz.

Her daim denizle

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: