EsKi YeNi iNsAnLaR


Uzun zamandır ayrı kaldık sevgili dostum. Elime alışımda, aklımda bir fırtına çıkana kadar planladıklarım bir anda uçuştuğu için kalakalırız. Çoğu zaman herhangi bir yerde hiç alakasız bir konu hakkında aklıma gelen bir bölüm, bir başlık olsa da hemen kaydedemediğimden ya da üşengeçliğimden silinip giderler. Bu da o zamanlardan biri. Ama tatili bağında bahçesinde çalışarak geçiren ve bunu atalarından miras alarak aidiyet duygusunu geliştirmiş insanların arasında, biz de işe yaramanın verdiği zevkle dalıp gideriz, işte biraz da bu nedenle aksattık birlikteliğimizi. Bir de açılış amacının aslında işimizle olan bağından olsa gerek seni zenginleştirebilmem için bir dinamizmin şart olması ama sakın bu sakin yerde dinamizm olmadığı gelmesin aklına belki de en güzel enerji bu topraklarda saklıdır. Burada biraz da bundan bahsetmeliyim çünkü burası kozmopolit İstanbul hayatında kaçabileceğim şimdilik nadide yerler arasında. Evet, ayrılalı epey fazla oldu. Ak parti seçimleri bir kez daha kazandı ve yeni anayasa çalışmalarına başladı. Terör yine onlarca insanın canına mal oldu. Muhalefet her zaman ki gibi muhalefet geleneğini devam ettirdi. Şike soruşturmaları açıldı, insanlar yargılandı. Ergenekon da bilmem kaçıncı dalga gerçekleşti, insanlar hapse atıldı. Bayram geldi insanlar yine barışmadı. Bayram bitti ama ölümler devam etti. Yeni yeni tonlarca dizi piyasaya sürüldü. İsrail’le çok iyi olan ilişkilerimiz iyice gerildi, enerji komploları türetildi. Ziyaretler ve ironik buluşmalar gerçekleşti. Ve Trabzonspor 28 yıl aradan sonra Inter’i bir kez daha devirdi. Dünyada bunca değişikliğe rağmen buralar hiç değişmedi sevgili dostum. Aynı günler, aynı alışkanlıklar, aynı manzara ve aynı günbatımı, hiçbir değişiklik yok. Değişen tek şey insanların yüzlerindeki çizgiler. İyice derinleşen, belirginleşen birçok şeyi anlatan çizgiler. Eskiler Zamanında bir arkadaşım bana ‘’Ne zaman büyükbabamla konuşsam hayata dair hiçbir şey bilmediğimi anlıyorum’’ diye bir laf söylemişti. Benim de o vakit aklıma okuduklarıma mukabil bu insanların hiçbir eğitim almadıkları halde hayattaki her şey hakkında bilgi sahibi oldukları gelmiş ve bir kez daha şaşırmıştım. Yakın zamanda duyduğum bir hikâye de bunu destekler nitelikte. Maçka da insanlar genel fındık toplama alışkanlıklarının aksine -yere eğilerek veya sepet kullanarak değil de- bellerine bağladıkları çuvallar sayesinde fındık toplarlar. Bazı kadınlar ise bu bellerine bağladıkları bezi ellerine geçirdikleri Ak parti bayraklarını birbirlerine dikerek yapmışlar. İşin ilginci bunu anlatan insanın bundan çıkardığı sonucun bu insanların zamanında açlık görmesiyle bir takım şeyleri üretmek ihtiyacı hissetmeleriymiş. Benim yine okuduklarıma mukabil aklıma bilimin aslında sürekli olarak doğudan batıya doğru akan bir nehir olduğu geldi. Tabi bir de eski insanların aslında bazı konularda bizden ne kadar fazla şey bildiklerinin göstergesi atasözleri var. Bunu da yakın zamanda annemin babaannesi söylemiş. ‘’Her pantolon giyen erkek değildir’’. Büyük büyükanne aslında hiçbir eğitim görmemiş bir insan ama buna rağmen söylediği çok farklı buna benzer bizi anlatan sözler var. O da bilmiyorum belki büyüklerinden duymuş olsa gerek ya da daha öncelerden birinde rivayet edilmiştir. Velhasıl bu sözün ilk kimden çıktığı bilinmiyor ama anlattığı şey çok manidar. Bu gibi sözlerin silsile yoluyla kendi hikâyelerini yaparak ve her daim bizi anlatmaya devam edeceklerini hissediyorum. Aidiyet ‘’Aidiyet duygusu olmayan insanlardan nefret ederim. İnsan nereye ait olduğunu bilmeli ve topraklarından uzaklaşmamalı. Gün gelir o beğenmediği toprağına da muhtaç olur insan. Biz keyfimizden mi gelip burada uğraşıyoruz? İstesek hiç gelmeyiz ama bir hikâyemiz olmaz evlat.’’ Böyle demiş ünlü filozofun biri. Yılın bir ayı birlikte olduğum insanlardan öğrendiğim bilgileri koca bir yıl gelip oturduğumuz sıralarda bulamıyorum sevgili dostum. Çünkü onların tecrübeleri konuşuyor, onların yaşadığı hikâyeleri dile geliyor. Dedik ya eski insanlar neden bu kadar bilgililer diye, işte nedeni hikâyeleri olduğu için olsa gerek. Eminim (tam bilmiyoruz ama) büyük büyükannemin söylediği bu söz kadınlara veya erkeklere dair Schopenhauer’ dan daha fazla şeyi tecrübe ettiğini gösteriyordur. Aha da size yine büyük büyükannemden kısmetsizlik üzerine bir söz:’’ Şu deniz yoğurt olsa biz yemeye kaşık bulamayız.’’ Tüm bunlar aidiyet duygusu gelişmiş insanların kendilerine ve çevresindekilere faydalı olduklarını gösteriyor. Meksika sınırında da bahsedildiği gibi Selimiye’yi Selimiye yapan onu inşa eden zihniyetin hikâyesidir, onun içerisindeki ait olma hissiyatıdır. 100’e merdiven Eskilerden bahsetmeye devam ediyorum sevgili dostum. Çünkü onlarla ilgili anlatılması gereken o kadar çok şey var ki. Onların o kadar çok hikâyesi var ki. Hangi birisini anlatsam diye çok düşündüm. Ama içlerinden en ilginci köyün en yaşlı insanlarından birisi olan ve 100’üne merdiven dayamış 1916 doğumlu bir nine. Ben çocukken ve sevgili velinimetimle yaylaya giderken bu insanda bizim yan komşumuz olarak gelirdi. Evi bizimkinin karşısındaydı. O da bazen torunuyla beraber gelirdi ve torunuyla beraber oynardık. O nedenle beni de sağ olsun torunu gibi severdi. Bu bayram yanına gidemedik ama ondan sonra- yaklaşık 1 yıl aradan sonra-ancak ziyaret edebildik onu. Yaşlılık nedeniyle çoğu akrabasını tanıyamamasına rağmen uzaktan geldiğimi görünce gözleri gülmeye başladı. Sonra da gözleri doldu ve ağlamaya başladı. Artık iyice iki büklüm olmuş yaslandığı güveli değneğiyle yürümeye çabalıyor. Her ne kadar fiziksel olarak düşmüşse de aklı bedenine nazaran daha az bozulmuş. Bana dair eskilerden birçok şeyi hatırlıyor. Bazı çocukluk hikâyelerimi ve velinimetimi onun ağzından dinlemek çok zevkliydi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: