Kral konuşamıyor, terapiste ihtiyaç var.



İzleyenler eminim bir nebze olsa da hatırlayacaklardır kekeme kralı. Bahsettiğim film zoraki kral ya da tam çevirisiyle kralın konuşması. Kekeme bir dük babası kral olarak görevini ifşa ederken, york dükü olarak kekeme olması nedeniyle hiç bir konuşmaya katılmaz ve babasının hakaretlerine maruz kalır . Bu zorlu yolda tek destekçisi karısıdır ve bir de daha sonradan bulacakları fizyoterapistleri.
Kral olacak dük zor koşullar altında büyümüştür ve konuşma yeteneğini tipik olarak 5 6 yaşlarında kaybetmiştir, dolayısıyla başta abisi olmak üzere çevresi tarafından aşağılanmıştır. Dadısının kötü muamelesine kalan dük 3 sene dadısı tarafından aç bırakılmış ve buda onda bir takım mide bozukluklarına yol açmıştır.
Babası vefat ettiğinde abisi krallık koltuğuna geçer ve abisi kardeşinin kendi koltuğunda gözü olduğunu düşünerekten onunla son bir kez daha alaycı ve biraz da sinir bozucu şekilde dalga geçer. Tabi bu arada çeşitli DOKTORlara başvurulmuş ama herhangi bir mesafe katedilmemiştir. Ülkede ki neredeyse tüm deneyimli ve üst rütbeli DOKTORlar tarafından tedavi edilmeye çalışılan kral son olarak bir fizyoterapistle tanıştırılır ve onun hastası olarak terapi programına başlar. Fakat bu terapist daha önce hiç kimsenin yapmadığı bir şekilde olaylara bakabilen ve diplomasıyla değil tecrübeleriyle hareket edebilmektedir. Kral başlarda pek umutlu değildir çünkü kendine güveni yoktur ve hayattan yeterince korkuyordur, hatta kral olduktan sonra sürekli eşine ”ı’m not a king.” diye laflar sarfediyordur.
İşte burada devreye FİZYOTERAPİST(Geoffrey Rush) giriyor ve krala özgüveniyle beraber konuşabilmesini de veriyor. Nasıl mı??
Öncelikle krala bir kulaklıkla mozart dinletirken diğer yandan elindeki konuşmayı okumasını ve kendisininde bunu kayda alacağını söylüyor. Kral bir müddet okuduktan sonra bunun işe yaramadığını söylüyor, fakat daha sonra ses kaydını dinlediğinde kekeme yapmadan okuyabildiğini görüyor.
Daha sonra çene kaslarının gevşetilmesi ve dil kaslarının kuvvetlendirilmesi şeklinde terapiler devam ediyor, eşini kralın üzerine oturtup kralın nefes alıp vermesini sağlayarak onun diyafram kaslarının kuvvetlendirilmesini sağlıyor.
Tabi bu dönemde 2.dünya savaşı yaklaşmaktadır ve ingiltere kralı olarak kralın halka konuşabilmesi gerekmektedir, fakat kendine güvenmiyordur. FİZYOTERAPİST ona güvenini şu şekilde çalıştırarak veriyor.

Geofrey Rush

Filmdeki konuşma terapisti


Krala önce bir metin veriyor ve krala her tıkandığında küfretmesini söylüyor, kralda harfiyyern yerine getiriyor.
2. metod olarak kralı pencereye çıkartıyor ve ona herhangi bir sesli harfi bağırarak nefesi kesilince kadar söylemesini istiyor. Ardından ” Benim görevim insanları bir kralın konuşabileceğine inandırmaktır ve aynı zamanda bir kralın kral olmasını da sağlamaktır” diyerek nihai amacını söylüyor. Önemli gün geliyor , ingiltere almanya ile savaşa giriyor ve kralın halkı cesaretlendirmek adına bir konuşma yapması gerekiyor. Konuşmadan önce ise FİZYOTERAPİSTin aslında hiçbir diplomasının olmadığı ortaya çıkıyor, ama fizyoterapistin buradaki sözüde çok manidar”ben bunları tecrübelerimle öğrendim, diploma alıp almamın hiçbir önemi yok , eğer olsaydı nice doktorların size yardım etmesi gerekirdi.” diyerek çizgisini belli ediyor.
Daha sonra kral konuşmasını fizyoterapisti eşliğinde mükemmele yakın bir şekilde yapıyor ve sonrası malum.
Unutmayın her iyi sporcunun, her iyi aktristin ve her kralın arkasında bir fizyoterapist olabilir ve hayatlara yön verebilir.
Hayatlara yön verebilen fizyoterapistlerden olmak dileğiyle…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: